3 Haziran 2011 Cuma

Sahipsiz Aşklar Manifestosu

^^ İmge istiyor tanrılar bu gece kanla karışık.



Anne rahminden düşen yine "sen" oluyor.



Ruhlarına intihar karışıyor keşişlerin.



Ve,



İhaneti adaletten sanıyorlar.



Aşikar yalnızlıklar peydahlıyorlar.^^





Kin yüklü duvarlara çarpa çarpa çürüyen o et yığını benim!



Bedenimi sil hayattan.



Hapset varlığımı kendine.



Bir nefret var her gece bıçaklayan.



En kanayan yerimden dokunuyorlar sesime,



"Sen" çıkıyor içimden sessizce.



Sensizlik andım olsun ki nefesimi kaybettim.



Bilmem kaçıncı yüzyılı yarılamışız.



Bil bunu, hep kendimizi yaralamışız.



Gözde kurumaya mahkum bir damla varsa her zaman,



Yalnızlık gerçekten çok zordur...



Ah! Aşıklara ölüm yakın.



Yolu yarılamışız.





-





Oysa ki bir yabancıdır,



Yolda görsen tanımayacağındır, sıradandır.



Hayat insanlara oynanan vahşi bir oyun.



El sana kalbin kadar yakınlaşır,



Sonra yine el olacaktır.



Yine yalnız kalacaksındır.



Yine yalnız diyecekler ve yine en çok yalnızlığa küfredeceksindir.



Seni saran tek varlığın o olduğunu bilmek tüketecektir.



Bunca yıl çalışırsın, didinirsin, okursun, yaşarsın, büyürsün...



O gelir tek darbeyle, inanılması güç ama evet, tek darbeyle yılların birikimini piç eder.



Yıkılırsın, dağılırsın, yıpranırsın, yontulursun ve buna aşk acısı derler.



İşte buna yalnızlık derler...



Afettir düpedüz. İnsanın insana kıyametidir.



Borç yaparlar sevgilerini,



Taksite bağlarlar bazen.



Kefil adarlar yaşanmışlıkları,



Kefile yükleyip tüm borçları,



Yok olurlar.



Yok mu olurlar?



Belki de o yokluk bir kurtuluş, bir varış, bir aydınlıktır.



Onun için yok olmak diye ifade edilmese de bu sende yok oluştur işte.



Aslında küfür gibidir yok olmak.



Düşünmezler hiç.



Öldü sayarsın bir yerde. Yaşayan birini öldürmek basbayağı küfürdür.



Bilmezler.



Her bitiş bir başlangıç mıdır?



Hayır!



Her bitiş ölüme bir adım yaklaşmaktır.



Hatta her bitiş ölümdür direkt.



İnsan bir tek aşk için ölür.



"Aşk için ölmeli aşk, o zaman aşk." diye değil.



Aşkın kimyasında terk ve acı var olduğundan.



Gerisi teferruattır.



Bir de batıl inançlar vardır ki utanç tablosu.



"İnsan sadece sevdiğini öldürür."



Ahmaklık!



İnsan sevdiğini nasıl öldürür?



Sevdiğidir işte, kendinde bir parçası vardır.



Kendinden bir parça vardır, kıyılmaz...



Mesafeler aşkı öldürür mü sorusuna en güzel cevap yine mesafedir, uzaklıktır.



Çünkü aşk asıl gelince biten bir şeydir.



Mesafe özlemdir, özlem tutku, tutku aşk...



En çok tanrı memnundur aşktan ve en çok tanrı kızar aşıklara.



Sevgidir, nimettir, zordur, yakıcıdır.



Tutkudur, istektir, ateştir.



Aşıksan aleve hayran bir pervanesindir işte.



İlla ya yanarsın, ya ölüm vardır sonunda.



Ölüyorsan susma!



Susunca adam sanmıyorlar.



Susunca yitik oluyorsun, yenik sayılıyorsun.



Ağlarsan aciz,



Ölürsen aptal!



Tütün kokar sadece ayrılıklar.



Bir de hep kış kokar.



Özgür ve yalnızsındır ya üşürsün hep.



Ayrılıktan ölmezsin ve sen.



Ya yokluktur öldüren ya gerçekler.



İki ucunda da acı vardır, kan vardır bu işin.



Yani velhasılıkelam



Ölüm sadece azrailden gelmez.



Aşka düşmüşsen bir kere



Mutlaka yar da vurur hem de birkaç kere.



Ölmezsin belki ama çok kan kaybedersin.



Aşk hem yetim hem öksüzdür.



Önce bir aileye verilir,



Sonra yurda.



En sonunda sokağa atılır,



Bir çöp gibi...



Uğruna savaşlara gidilir, ölüm beğenilir.



Gün gelince eskir.



Aşk güzeldir, aşk hazinedir, aşk hayattır falan ama



GEREKSİZDİR.



Hele ki karşılıksızsa...



Yoklukta kendi intiharındır ve izlersin sadece.



Eh bir de ilahi güce inanıyorsan imtihandır.



Gücünün ve sabrının sınandığı.



Aşk; iki ucu boklu değnektir kısacası.



Hangi ucundan tutarsan tut sonunda mutlaka avucunda kalan boktur.



Umut mu?



Hiç sorma.



Unut!



Avutucu sözleri unut.



Avunamazsın!



Bir kere bulmuşsan



Ah yazık!



Unutamazsın...





-





Konuştuğum kadar sussam dilsiz olurdum



Sustuğum kadar konuşsam, alim.



Gitmelerine anlam yüklemeyi unuttum.



Gitmek fiildi benim için, hiçbir anlamı bulunmayan.



Gel, gözlerimin içine bak!



Kanat en yaralı yerlerimi.



Sonra en kanayan yerimden git.



Şehri bırak.



Utansın...





Gaipten bir not:



Aşkı kötülemek en çok aşığa yaraşır. İyidir hoştur da mana aramaya gerek yok. Boştur. İnsanların ne kadar büyük dertleri olursa olsun. Kalbi giyotinleyen tek dert aşktır. Her gece bir cellat vurur başını, her sabah bir melek okşar gözünü. Şu bir gerçek ki tanrıya en çok yaklaşanlar peygamberler, evliyalar ve aşıklardır. Ve bir gerçek daha: Her aşkta bir şeytan mutlaka vardır.

Hiç yorum yok: