3 Haziran 2011 Cuma

RuhiGüçlerOyunu

Lanetli karabasanların en kana aç firarisi var bu gece kentte.



Sevişme!



Uykuyla ölüm ilişkisinde bile korunma var şu saatte,



Tetikte ol ve üşüme!



Sevgilim,



Düşme...



Düşme sensiz hiç gibiyim.



Kürtajı yarım kalmış gebeyim.



Sakat ceninler biriktiriyorum içimde sürekli.



Elleri yok en çok da sağ.



Sımsıkı tuttuğun elim gibi.



Yokluğunda ruhsuz pandomim'im.



Görüntü ve hareketten ibaret gibiyim.



Oysa filmim içimde,



Ahım, kederim en çok da yalnızlıkla sevişmelerim.





Nasıldı biliyor musun?



Tıklım tıklım.



Neredeyse adım atmak zordu.



Kanıyordum.



Dünyayı kan sarıyordu ve kimse görmüyordu.



Ben



ölüyordum.





Çoktan gitmiştin, haberin yoktu...





Cehennem dedin,



Ateşin yemek, irinin su olduğu yer.



Tenin naylon olup aktığı yer.



Cehennem dedim.



Senin iç'in.



Ben çoktandır iç'indeyim.





Cesetler var.



Cesetler süslü.



Yaşıyor gibiler.





Ruhları ölü.



Ve delisin dedin. Deliliğin tüm virajları solladığı en keskin yerdesin.



Eyvallah dedim.



-de sen nesin?





Vazgeç'lerin hırsımı ve inadımı körüklediği noktadayım.



Korkarım birimiz erken ölecek.



Elimde kurşunlar,



Silahım sen.



Haklısın.



Bir silah kendini vuramaz,



Peki neden erken ölümde suçlu aranmaz?



Silahım sen, intiharım ben.







Yüzyıllık bir uykuya yatırıl-mış içim.



Arzularımı kaybetmişim.



Oysa "Tanrı affetsin.!"





Saçlarımdan başlıyor kış akmaya



ve



her damlada bir melek ölüyor.



Öldürün beni diyorum.



Lanetli bir hayvanı vurur gibi.



Ağzımdan havaya dünyanın sonunu getirecek gazlar bırakıyorum.





İnci'l kadar kan kokan bir kitap doğurun bana.



Kanı benim olsun.



Okumayın ama.



Hükümsüz olsun.



Kana susamış vampirlerden yollar yapacağım kendime çünkü



Tanımadığım adamları kürtaj edemem.





Sevgilim yoksa, varlığım onun olsun.





Varlığım onun varlığına lanet olsun.





Yatağındaki tüm kadın saçlarını toplayıp



Buradan kendime samanyoluna kadar yol yaptım.



Giderim!



Yalnız dudaklarından bir öpücüklük boşluk ayır bana



Sadece senin nefesin koksun.







Kaynayan bir mezar gibi bırakıldım gözlerinin çizgilerine,



Affet!



Çok sansürlü bir ten oldum,



Kirpiklerinin keskinliğiyle bile parçalanmayan elbiselerim.



Gözlerine kör oldum.



Kalbim'e kör!





Dudaklarımı kesti jiletlerin



ve ben öğrendim.



Sensiz zengin züppeleri içinde piç gibiyim.



Nefretimi tükürsem de sık sık



Bitmeyecek



Ve aslında sen



Tükürüğümde boy verecek kadar hiçsin.



Ama biliyorum



Gözlerime ilmek ilmek ördüğün yalanlı yüzün



Lanetli bir kazak şimdi



Ne yaparsam yapayım çıkmayacak.





Yine de;



Tanrı affetsin



İbadetimsin ben'im...

Hiç yorum yok: