25 Mart 2014 Salı
Mutsuz Mektup
"Gece yolcuları - Meyhaneler Sen ile..."
Can en derin yarasından oluk oluk kanarken susmak ne demek bilir misiniz?
Bilmeyin...
Uykusuz katran karası geceleri,
Veya -biraz uyku halinde vuku bulan kabusları.-
Beynimin içine dolan milyonlarca kelimeyi,
ve
sessizliği...
Anlatmasam da olur,
Anlamasanız da,
Anlamasan da...
Bir gün bile değil, 24 saat bile değil,
Bir kaç saat...
Bir kaç saat sonra bile büyük bir özlem hissetmeyi,
İçinde var olan sevgiyi gösterme isteğini,
Yansımasını görme arzusunu,
Bu arzunun tüm bedenimi ele geçirip mantıksız tavırlara sebep olmasını,
Özlem, sevgi gibi güzel duyguların karşılığını alamamanın verdiği öldürücü darbeyi...
Anlamasanız da olur mesela,
O olmadığında yastığına sarılıp, yastığındaki kokuda uyumayı,
Ve o olduğunda - ki millerce uzaktır aslında- uyurken ona sessizce sarılmayı,
Kokusunu doya doya iç'e çekmeyi,
Doymamayı...
Anlamasanız da olur,
Gözyaşlarımın taşan bir nehir olduğunu,
Durduramadığımı,
Aslında içimin acısını dışarı vurduğunu,
Kurduğum hayallerin -hepsinin- camdan olduğunu,
Ve hepsinin içime içime kırıldığını,
İçimi paramparça ettiğini...
Bilmeyin mesela hislerimi,
sözlerimi,
düşlerimi...
Her şeyden soğuduğumu,
Yorulduğumu,
Göremediğimi, karanlığımı,
Devasa yalnızlığımı,
Halsizliğimi,
Güçsüzlüğümü ...
Anlamayın!
Gelmeyin yanıma, gidin burdan!
Ya da anlayın beni,
Daha çok erken...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)