
Yağmur yağıyor,
Asfaltta her damlanın ayak izi.
Sen gibi,
Bir koku bir ayak izi.
Yağmura benziyordun sen,
Bu kadar benzerlik olabilirdi.
Melekler hediye ediyordu seni asfalta,
Sen çekip gidiyordun,
Bir ayak izin kalıyordu yaralı asfaltta,
Bir de hoş kokun.
Diyorum ki şu yağmur bana özel sel olsa,
Boğsa.
Arınmak isterken boğulmayı başaran zavallı!
Bak gazete manşetlerimde hazır.
Bir sözünü tutmayışın, bir gelmeyişin, bir de kaçışın
Sonrası
Ölümle başlayan aşkım.
Ben seni bir yalnızlık, bir sensizlik, bir de ölümle aldattım.
Yerime nefesiyle dolduğun binlerce hafif meşrep kadınlarına karşın,
Birkaç yabancıyla aldatılmışlık.
Bunlar mı senin derdin?
Peki düşünmüyor musun hiç?
Allah’ın cezası bir gün bile başını avuçlarının arasına alıp düşünmedin mi yani?
Öldür beni!
Sırtımdan hançerleme her seferinde,
Direkt sapla kalbime!
Bak bu soyut somut ilişkisine takılma,
Sen zaten soyut olarak 3 yıldır işkence ediyorsun ruhuma, benliğime,
Saplasan hançeri kalbime kime ne!
Gel de tut bir şu nabzımı
Adın geçiyor her teklemede,
Böyle ölmektense…
Off!!...
Ahh gök yüzümü gözümden silen adam,
Yarınlarıma acı tohumlarını hiç yılmadan eken adam,
En huysuz geceleri hediye eden adam,
Gitme dedim sana defalarca,
Üç maymunu alıp yanına, çektin gittin uzaklara,
Parçalandım.. çığlıklarımı duymadın!
Bileklerim yanıyor şimdi,
Kalbim acı tarlası.
Düşünüyorum da gerçekten hiç mi düşünmedin beni,
Bir kez bile,
Birkaç saniyelik de olsa,
Allah kahretsin!
Hadi sapla hançerini kalbime,
Öldür,
Kime ne!!...