
Tanrım !
İnancımı kaybettim.
Affet !
Daha çok erken biliyorum.
Ama sende biliyorsun ki ben güçsüzün tekiyim.
Zaten acizim, halsizim.
Bir beden geriden geldim.
İki yol vardı önümde;
Kendim ettim.
Sana geldim.
Biliyorsun.
Bereket tanrılarını öptüm alınlarından,
Ve yine biliyorsun,
Nereye gitsem,
Oraya kıtlık da gelecekti.
Nereye gitsem, orası tükenecekti...
Şimdi yalnızım,
Hiç bu kadar yalnız olmamıştım.
Öyle ki adım atacak yer yok.
İşte, kış şimdi başlıyor.
Olmayacak dualara içten aminlerle…
Çok özleyeceğim,
O hiç bilmediğim küfürleri öğrenecek dilim.
Kalbim sıkışacak,
Karnıma taşlar doluşacak,
Organlarımın hayatı son bulacak.
Saçmalıktan ibaret olacak.
Tüm bunların sebebi lanet bir ayrılık olacak…
Neden bilmiyorum,
Hala savaşıyorum,
Çünkü seviyorum.
Bitti…
Zaten bir düştü.
Düşlere dokunulmaz ki !
Tanrııımm!
Neler oluyor, anlamıyorum.
İçimde gariplikler diyarı.
Olmayacak acılarla besleniyorum.
Çok acıyor.
Çok ağlıyor.
Çok ne?
Felaketim olacak bu aşk.
Ölümüm olacak.
Yok, yok artık yok.
Tanrım !
Bir bebeğin sevinci,
Bir cesedin hüznü,
Bir acının aşkı,
Bir aşkın acısı…
Aklımı sıkı tut!
Şizofrenik bir ruhun en ücra hücresine hapisim.
İki kişilik bir bedeni tek yaşıyorum.
Biri yorgun, üzgün, huysuz, melankolik.
Biri Pollyanna.
Çok yorgunum.
Ne kadar zormuş terminalleri ateşe vermek.
Şeytanları meleklere en düşman yerinden idam etmek.
Ondan geçmek…
-Çok halsizim.
Sadece bakacağım arkandan.
Ateş alacak tenim.
Kül olmayacak,
Duman olmayacak,
Hiç olmayacak.
Zaten yoktu.
Hiç, hiç yoktu,
Ve
Yok…-
Tanrım!
En hayvani yerimdi bu aşk.
Neler oldu, geçti, gitti.
Şimdi diyorsun ki;
Bitti !
Ama artık çok geç.
Evcilleştiremem aşka aç yerlerimi…
Affetmelisin ! ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder