
Rüzgar her yere uzatmışken ellerini
"Hiçbir çocuk karanlıktan korkmayacak." dedi.
Başka birinin hayatını giymiş gibiyim.
İki büklüm kalmış sırtım.
Kanamalı bir Nisan ayındayken ellerim
"Hiçbir çocuk artık savaşta kalmayacak" dedi.
İlkbaharın fısıltılarını dinliyorum şimdi, gittiğinden beri.
Papatyalar yağıyor olmayışına.
İçim hala kış, bazen de kurak bir çöl ortası.
Toprağa ağlamalıydın dedi, yeşermeyi bilmeli insan.
Gözyaşından doğmalısın yeniden.
Kalmasın acıya dair hiçbir şey.
Bir şeyler hep geç kaldı,
Ya da geç kaldık biz.
Yoruldum yetişememekten,
Geç kaldığımı görüp daha da üzülmekten.
Ve ben yoruldum erken gelmekten.
Orta yolu yok mu şu kader denen şeyin?
Botokslu bir kalple yaşamaktayım -ki büyük ihtimalle çok da çirkin.
Gerginim.
Ellerim titriyor sık sık.
Nefesim kesiliyor.
Ben, bu kalple gerginim.
Ellerim titremesi fay hattından.
Nefesimse ekmek gibi, sürekli birilerinin açlığı bitiyor.
~
And içmişsin, her kabuk bağlayan yarayı kanatmak caizdir demişsin.
Unutma ki her acı mekruhtur çektirene.
Ve her acı bir sınavdır çekene.
Not güce bakar.
Güçlü olan acıya düşer mi?
Dilime batıyor suskunluk.
Ayaklarım sökülüyor yollarında.
Susma diyorsun ya, ağır kanamalı dilim.
Hani konuşsam döküleceğim.
Bakma gözlerimin ta içine ne olur.
Göremediğin yanardağlarım var, bir kirpik hareketinle patlar.
Gel-me, gör-me, konuş-ma.
Ve sakın dokunma, eririm.
Buz kütlesi gibiyim.
S e n .
Acılarımın ebesisin.
Doğuran sensin, doğurtan sensin.
Tüm küfürler sana.
Affet sevgilim.
Bu mesleği sana ben verdim.
Tutunmak için bu ağırlığından başka bir özelliği olmayan hayata.
Sürekli itilirken uçurumlara, dizlerimde nefes yok.
Affet sevgilim.
Ben uyuşuk insanın tekiyim.
~
Rüzgar perdelerle şevişiyor.
Aynı rüzgar saçlarımla sevişiyor .
Rüzgar gibisin sevgilim.
yokgibisintokgibisinhepkendingibisin.
İlkbaharı dinliyorum ben şimdi, sen gittiğinden beri.
Gözlerim gökte,
Ağlıyorlar yerime.
Islanıyorsun ya,
Her damlada hisset beni.
Her nefeste hissettiğim gibi seni...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder