
Öldürdüm sevgilim;
Sen gelmedin ve ben kanıma karışan şehvetli zehrini öl-dür-düm.
Kara vebalı kara kafileler göç etti bedenimden cehennemine.
Vebali kimin üzerine?
Faili meçhul cinayetlerinin ardından
Elsiz ayaksız piçlerin de oldu.
Ve sen; sonunda piçlerini bile aldattın!
Gelemeyecek kadar aciz ve korkakken...
"Kuş gibisin, korkuyorum sen titrerken.
Korkuyorum ısıtamam yeterince, ölürsen.
Korkarım sonra gözlerimden.
Bir kuşu hayata döndürmenin sevincine doyamamışken..."
Nefretim kuşlara tanrım.
Gül dikiyorum omuzlarıma.
Tuzaklar kuruyorum kuşlara.
Gece yarısı saat tam 03.12'de asıyorum hepsini boynumun darağacına.
Kasığımda kara bir leke gibi duruyorken ihanet
Bakamıyorum küçük kadınların suratına
Küsüm dudaklarıma.
-
Annemin buluğ çağından geçtim.
Kan içinde kaldığımda silmek için bir paçavram bile yoktu.
Kanımda boy verdim
Kanımda boğuldum.
Küsüm dudaklarıma.
-
"Omzunda gül bahçeleri ve gözlerinde yağmur.
Gözlerine yağmuru indiren tanrı benim,
Sen rahmet mi sanıyorsun?
Aptal!
Güllerin... O kadar şeffaf ki güllerin gelirsem incinecek dünya.."
Kaç gecedir suskunluk yutuyorsun
Yatağın boş kısmıyla sevişiyorsun.
İçinden lavlar, içinden iniltiler boşalıyor içime.
Gözümden bir damlayı tutsan, ah tutsan
Sönecek tüm evrenimin yangını.
Biliyor musun?
-Ne dışa dönük yaralar
Ne çocukluğumun atlı karıncaları
Hepsi yalan!-
Gururum, kanımın yerde kalması,
Kim bilir kaç defa üstüne basıp geçtim.
Pis bir küfür gibi dudağındayım.
Yalvarırım sus beni, tanrım.
Sevgilim... Sana dokunamadığım günlerin hesabını yine sana mı sormalıyım?
Sadece bir kez kokunu hissedebilmek için evrendeki tüm kokulardan vazgeçebilirim,
Tüm hazlardan,
Ve daha fazlası.
Gitme!
Yalvarırım...
Çok özlüyorum seni...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder