Evet. Haklılar. Çok zor bir dönemden geçiyorum.Terk edilmişim, hava soğuk, gribim, acı çekiyorum, derslerim ağır, hayat zor, sürünüyorum hatta anasını satayım. Öyle boktan bir hayatım var ki bıraksalar bulduğum ilk intihar çeşidini denerim. Nah denerim.
Müzik açıp salya sümük ağlayabilirim, reklam izlerken hıçkırıklara boğulabilirim, sakinleştiricilerle sakin kalabilirim. An gelir bu ben olabilirim. Yıkıp döker, içer sızar hatta küfreder ve hatta abartıp lanet bile ederim. E olum hayatta hep pollyanna olursak zaten yenik başlamaz mıyız? "Terk etti ama olsun. Terk edilmek de güzel." Böyle kendimi avutmuşluğumda olur bazen aslında. Salaklığım tutar yani. Ama MAL! Terk edilmenin neresi güzel lan. Gerizekalı. Giden kaybetti olum. Saf. Kimi terk ediyorsun sen. Önce bir aynaya bak. Sazan.
İnsanları hayvanlaştıkları zaman seviyorum. Mamafih insan olmaya çalıştıklarında içine sıçıyorlar. Bazende tanrısal özellikleri ilke edinip odun şekline bürünüyorlar. Örneğin; Yalnızlık. "Yalnızız dostlar, yalnızlık kader." Hani yalnızlık Allaha mahsustu lan. Sen kimsin? Bi bak. Annen var, baban var, ablan, abin, kız, erkek kardeşin arkadaşın vs. bi ton insan var. Neren yalnız. Poponun yanına popo mu arıyorsun?. Tek koltukta iki popo zor zanaat. Allahtan akıl fikir dilerken iki kere düşünüyorum artık. Bu yaştan sonra pek de beklemiyorum hani.
"İnsanları sevin. İnsanlığı kurtaracak tek şey sevgi." Bok. Sen sev, onun götü kalksın. Sonra gitsin bir orospuyla yatsın. Bir de utanmadan o bezelye beyniyle onu aşk sansın.
Erkeklerin beyinlerindeki fikirleri yansıtacak en iyi deyimler :
Milli olmak
Yatağa atmak
Daldan dala konmak
Kendini tatmin edip salmak
ve benzerleri. Çok örnek vermeye gerek yok, hepsi aynı noktaya varıyor. Hepsi aynı bu cinslerin. O koca kafaları bel altı düşüncelerle dolu. Sadece bazıları bunları saklamayı biraz daha iyi başarıyor. Kendini biraz daha kontrol edebiliyor. Bir de işte istisnalar var ama kaidemiz bozulmaz.
Asıl boktan noktayı söyleyeyim mi? Kalp krizi sebebi yani. Hiçbirimiz, evet hiçbirimiz o beyinsizler olmadan yaşayamıyoruz. Tanrı Havva'yı Adem'in göğüs boşluğundan yaratırken adını aşk koydu. Erkek kadınla ödüllendirildi, şereflendirildi.Kadın erkeğe verildi, erkek kadına değil. Ama sonra aşk şekil değiştirdi. Bir tatminlik objesi halini aldı. Ne kadar hoş.
Aşk bittiğinde geriye bir boşluk kalıyor biz bayanlarda. Yani aşktan öteye gitmiyor hisler. Tabi bunu yaratılışla da kanıtlayabiliriz. Vücut yapısıyla falan. Uzatmaya gerek yok. Gayet anlaşılır. Öyle yani.
Zor bir dönemden geçiyorum. Karşı cinslerimden nefret ediyormuş gibi görünüyorum belki de. İnsansı yapılarına saygı duyuyorum ama. Erkekliğin getirdiği bazı hislerine, huylarına falan da. O kadar. Hı aşık olmuyor muyum? O illet beni de buluyor sık sık. Aşksız yaşayamayan bir bünyeye sahibim. Ama hiçbir zaman hiçbir erkeği ölecek kadar çok sevmedim. Bedenime de, ruhuma da acı çektirdiğim oldu ama bunlar da hayatın içinden şeyler. Acıyı da çekmeyi biliriz evelallah :) Ruhen yaşadığımız her his gelip geçici. Hiçbiri kalıcı olmuyor. Gurur yapıyorum bazen mesela, sonra saçma geliyor. Ne ki gurur? Neye fayda sağlıyor? Aşkla olgunlaşıyoruz, bekleyerek büyüyoruz ne bileyim zamanla iyileşiyoruz falan tamam da gurur ne be? Gereksiz yani. Aşıksan söylersin. Ha baştan yenilgiyi kabul etmen gerek. Erkek sonuçta. Kıt biraz. Ama sen o erkekte barınması gereken duyguyu almışsın. Bir karış daha fazla uzamışsın. Sana yarar. Sen kazanırsın. Havalanmak, popo kalkması falan fasa fiso. Öğrenerek yaşamak, yaşamak gibi yaşamak, her şeyiyle, dört dörtlük.. Bütün mesele bu.
Mantıklı düşününce şöööyle enine boyuna. Aşk bile saçma aslında. Ama sadece mantık yok yapımızda. Kalp de var. Yani Aşık olacağız. Kurtuluş yok. Kim olduğu önemli değil. Ne yaptığında. Önemli olan ne öğrendiğin. Kayıplar çok verirsin ama farklı bir şeyler kazandın mı? Bu önemli.
Sanırım öğrendiğim en değerli durum "Kalbimi terbiye edişim". Bunu başardım. Belki de en zoru.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder