7 Kasım 2010 Pazar

Bir Ölünün Günlüğü

^^Doğumdan Ölüme Hayat; Üç Gün.^^





Kuşları izledim tüm gün



Önce aynı dala kondular



Mutlu sandığım tek yaratıktılar



Biz'dik sandım



Yanyanaydık. Başladık



Kuşun teki dal değiştirdi önce



Bir dal daha



Sonra gökyüzü değiştirdi yavaşça



Kış düştü umutlara



Ben'dim. Yapayalnız kaldığım dalda



Bakındım önce etrafa



Anlamsız geldi yarınlar



Bıraktım kendimi boşluğa



Oydum. Kuştum. Kıştan daha sertti uçuşun



Bir tuvale düşen iki renktik seninle



Siyahtın sen. Karanlıkların asil ruhu



Titrek bir pembe olabildim ben yalnızca



Karışamadık biz hiç seninle



Sen siyaha boyadın düşlerimi



Aklında hep kırmızı şehvetle



Ressam yaktı geceleri



Yaktı tüm resimleri



Aynı fırçadan akan iki renk olsak da



Aynı tuvalde yer bulsak da



Sen kırmızıya koştun



Ben kül oldum



Boş bir sinema salonuydun sen



Işık yoktu, ses yoktu, görüntü yoktu



Ne kadar salaktım tanrım



Boş sinema salonlarına aşık olunmuyormuş



Çok geç anladım



Herkes gibi yapmadım



Bir filmi izleyip yeni bir filmi izlemek için çıkmadım yani



O boşluğa vuruldum



Yetmedi. O boşlukta vuruldum



Ve komik ama hala yetmedi



O boşlukta kan kaybediyor, can çekişiyorum



Çıkış az ötede



Gidemiyorum...



Bana gelip; "Ben zoru severim,



Seversem tam severim,



Gerekirse ölüme giderim." deyişin



Sonra da çekip gidişin



Tek günlük sevgin...



Bir bak kendine



Bu kadar da basitsin!



Duruyorsun karşımda



Nefesim artıyor



Kalbim ayaklarıma baskı yapıyor



Koş diyor bir ses. Koş sarıl



Sahip çık aşkına



Bırak o sarılmasın



Sen kendin için sarıl ona



Olmuyor



Demirden halatlar var belimde



Huzursuz ve güçlü ve kıskanç eller



Beni geri çekiyor











Kaldır perdeleri



Yık engelleri



Ben seninim



Yaşayabilme ihtimalim senin kollarında



Sar benliğimi



Unuttur bana beni



-Duyuramıyorumsesimi-



Hani değerliydim



Hani seninle öğrenecektim



Hani sıkılmaz, hani gitmezdin



Lanet olsun! Hani öldürmezdin!



Ben bir bakışında koca dünyayı gördüm



Ben bir tek seninle öldüm...



Hani beni sen büyütecektin



Şimdi nerdesin? Kimlesin?



Ben hala uygun adım duruşundayım



Yürüyor gibiyim ama karşındayım



Daha ayrılığı tatmadan öldürdün aşkı



Katilsin diyorum, inatla susuyorsun



Vatan haini gibi yaktın içimi



Yaktın ülkemi. Yaktın yerini



Bir piç gibi kaldı ellerim



Paramparça tenim...



Kimi saracaksın şimdi?



Yokluğunla el eleyim.



Aç gözlerini



Evet. Gidişinle büyüttün beni



Yokluğunla öğrettin şerefsizliği



Gözlerin en içine bakarak nasıl yalan söylendiğini



Bir yangın bıraktın bana şimdi, biraz da soğuk kül



Yangınla erirken tenim



Külle sızlıyor içim



Diyor ki tüm yıldızlar, ay, güneş hatta evren



", unut onu!"



Belli



Ölerek unutacağım seni...





(Yıllar sonra yeniden doğma ihtimaliyle.)





_





Sana yazdım bunları.



Affet.



Çok yordun beni.



Okuman yok biliyorum.



Bense konuşamıyorum.



Sana yazdım kırgınlıklarımı, yalnızlıklarımı, huzursuzluklarımı



Sana yazdım kendimi



Sana yazdım seni.





İyi ölmeler şehrim



Bende ölüyorum...

Hiç yorum yok: