
Şehrim yorgun diyorum. Tüm Bursa’yı ayaklarımın altına alıyorum. Her şey ufacıkken bile seni arıyorum. Sokaklar buz kesiyor. Lambalara bile seni soruyorum. Sonra ne hikmetse bir güç buluyorum sol yanımda. Sımsıkı tutunup ona, buz kesen sokaklara inat geliyorum sana. Sokağına giriyorum, her yer sen kokuyor. Nasıl olur? Tüm duygular göçmen kuşlar gibi akın ediyor içime. Avuçlarım ağlıyor. Her adımımda sanki en şiddetli depremler oluyor. Kokun paramparça ediyor. Sen olduktan sonra her şey kolay geliyor gözüme. Sana geliyorum diye susuyor sokaklar, arabalar. Tüm kepenkler iniyor üzerime. Sokak lambaları intihar ediyor ve elektrik direkleri ihanet ediyor kaldırımlara, ben yaklaştıkça sana.
Seni düşünüyorum şehir uyuyunca. Rüyalarıma renk katıyorsun. Hayat en sert acıları bir şarap kadehine doldurup altın tepside sunuyor önümüze. Yudumluyorum sen varsın diye. Her yudum bir sancı hediye ediyor içime. Ve kopuyor bir şeyler. Ama sen varsın diye, sana tutunuyorum sessizce. Diyorum etinden et koparken nasıl susar insan? Bak her gün aynı şeyi fark ediyorum. Sen benim en güçlü uyuşturucumsun. Resmen sarhoş ediyorsun. Tüm yaralarıma su serpiyorsun. Sonra bakıyorum sana, gözlerin çok uzaklarda. Hemen arkasından bir kaçış geliyor misafirliğe. Ahh hangi pranga asılıyor yine bedenime. Her yerim pas içinde. Tamam diyorum. Kesin. Bu sefer ölüyorum. Ölsem bitecek bir şeye benziyorsun çünkü. Ama ölmüyorum. Sen diyorum, sen benim intiharımsın. Her kaçışın bir darağacı. Asılı kalıyorum, nefesim kesiliyor, tüm tabureler yerle bir oluyor. Nafile. Ölmüyorum.
Yalnız bırakıyorsun beni. “yalnızlık senin sevgilin, ben değilim.” Çok kolay yaşıyorsun beni. Bitiriyorsun. Yaktığın sigara gibi. Sonuna kadar bitiriyorsun. Onlarca intihar geçiyor gözümden, sayamıyorum. Sarılıyorum yokluğuna. Sokağın sen kokarken hala, gidiyorum. Bu şehir dar geliyor bana. Her yer sen kokarken, nefes almak zor geliyor bana..
Yalnız bırakıyorsun beni…
Gözlerin yine gri…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder