12 Temmuz 2009 Pazar

Silik uçlu radarların ağır sancısı..

Radarlarımı silip geçtiğin asfalt yollardasın şimdi.
Karanfil tohumları serptiğim tarlalarda dök içini yaban otlarına.
Damağında elma şekeri tadı kalmış, pembe düşlü çocukları selamla soyadınla.
Tozunu attır yolların, radarlarım paramparça.
Küfret sonra, hayatın sorunlarına.
Sinirli haline denk gelsin iğnelerim, küfret sorunlarıma.
Küfürlerin çarpsın en sert kayalıklara.
Sol omzumdaki narin melek paramparça.
Fahişe kalsın sonra karanfil kokulu yollar.
Tanrı günlüğüne kaydetsin günahlarını.
Sözlerimi kes, biç, yeniden yapılandır sat sahte radarlarına.
Fahişe yollar ardından paramparça.
Hediye et bana, tozlar arasındaki gri ayrılıkları.
Olsun varsın, gri sarsın ayak parmaklarımı.
Gazeteler yazsın ettiğin küfürlerin cezasını.
Mahkemeler kalsın başucumda, davaları paramparça.
Silik uçlu kalemle yazılmış hayat amacım.
Amaçsız kalmış düşmüş yarınlarım.
Güneş doğmadıkça tamir olmaz radarlarım.
Radarlarımı at, güneşim paramparça…

Hiç yorum yok: