İçmeden sarhoş olabilme ihtimaliydi,
Aniden sarhoş olabilme ihtimali.
İhtimalleri sevmez elmacık kemiklerim.
Kutuya kapatır sonsuzluğu, ölüme beklerim.
İhtimallerle dolar taşar düşlerim.
Susturamazsın bu son senfonimi.
Kayar aniden yıldızlar çığlık çığlığa.
Nasıl ki susturamazsın çığlıkları,
Susturamazsın melodilerimi.
Hipokondriyaklık döneminde beynim.
Her hastalığı üstüme alınabilirim.
Devriliyor birer birer elektrik direklerim.
Tüm savaşları mağlup bitiriyor gözlerim.
Adını duymak isterse kulakların benim sesimden,
En içten, en sıcak ses tonumla fısıldarım istersen.
Ama yok yarın konuşuruz.
Kapat hadi camı, çerçeveyi.
Nefessiz kalsın içim.
İçim, içim olmasın, çıksın gitsin.
Sesin yoksa baş ucumda,
Bırak! hayat beni sürgünlere gömsün.
Özleyemiyorsan sözlerimi,
Bırak! kimse özlemesin düşlerimi.
Gidemiyorsam bu şehirden,
Vardır elbet bir sebebi.
Tanrı’da saklı tüm gerçek, sorma, bilmem.
Gidememek ölüm, buna yemin ederim.
Düşmüyorum artık aniden gökyüzünden.
Karabasanlarla savaşmıyorum.
Gücüm yok..
Gelmiyorlar onlar da zaten,
Özlemiyorlar çirkin bedenimi.
Ağlamıyorum artık aniden yoksulluktan. -Yoksulluk senin adın.-
Cadılara kanmıyorum.
Umudum yok..
Kandırmıyorlar onlar da zaten.
Sevmiyorlar aptal gülüşümü..
Canımı acıtıyor gerçekler.
Acının anlamı hafif kalıyor bunun yanında.
Düşüyorum tanrı’nın avuçlarından.
Çakılıyorum cam kırıklarımdan.
Hipokondriyaklık döneminde beynim.
Ne doktor, ne ilaç isterim.
Varsın gelsin en yoksul ölüm.
Gerekirse gözüm açık giderim…
İçmeden sarhoş olabilme ihtimaliydi.
Aniden sarhoş olabilme ihtimali.
Ama ihtimalleri sevmez başıboş kemiklerim…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder