13 Temmuz 2009 Pazartesi

İçimdeki halk otobüsleri

Sen enkaz altında bıraktıklarınla rekora koşarken,

-ki rekora bak, “kaç kişiyi enkaz altında bırakabilirsin?”-

ben kaçıncıyım?

2. olduğumu sanırken aslında hiç olmadığımı fark etmek.

Görüp geçireceğim en büyük deprem.

Yeter artık! Öldür şu lanet dakikaları!!

Sıcaklığın sarsın bedenimin her yerini.

İçim alev alsın, yanayım.

Beynimde durduğum zaman dilimi yeniden başlasın.

Sonra sen en sevdiğim şarkıyı dinle, şarkı adımı ansın.

Yerin dibine gir!

Ben ne ölümlerden döndüm, ne cesetler gömdüm.

En yüksekten en dibe düştüm, gömüldüm.

O yerin dibi acıdı halime…

Yeniden dirildim!

Şimdi sen,, sadece basit bir dibe çöküş.

Sonra yerin dibi utansın senden.

Hiç olmayan çıkışlar ara.

Tematik hayatımın en vurgun yerini yaşıyorum.

Sallamasyon masallarla avunup, kabuslara uyanıyorum.

Aklımdan tutabileceğim en büyük sayıyı tutuyorum,

Sonra onu çarpabileceğim kadar çok sayıyla çarpıyorum.

Çıkan sonucun milyon katı kadar özlüyorum.

Özlemek ağır geliyor, ölüyorum.

Bir kuru sözünü duyuyor, diriliyorum.

Kaç kez öldüğümü sorma, bende bilmiyorum.

Adını her andığımda camlar kırılıyor avuçlarıma.

Avuçlarım parçalanıyor, canım acıyor.

Ağlıyorum, göz yaşım düşüyor kırıklara.

Kırıklar artıyor daha da parçalanıyorum.

Yapraklar kapatıyor gözlerimi.

Önümü göremiyor, yolumu bulamıyorum.

Sokağına giriyorum, sokak yok oluyor.

Depremler oluyor, adımların göçük altında…

--sırf sen geçtin diye kullanıma kapattırıyorum yolu,

izlerini silemesin araba lastikleri diye hem de.

Asfalta baktığımda izlerini göreyim diye,

Belediye de onayladı.---

Bugün kazı çalışmaları yapılıyor caddelerimde.

Asfaltı değil beynimi deliyorlar çalışanlar aletleriyle.

Susuyorum, kaldırımlar konuşuyor yerime.

Elektrik direkleri dimdik değil, eskisi gibi.

Gökyüzüyle denizi birleştiremiyorum ufukta.

Balkon demirleri soğuk ve paslı.

Parçalanmış ellerimle tutunuyorum yarınlarıma.

Arabanın plakası geçiyor gözümün önünden.

İçimde kılcal damarlarımın intiharını izliyorum.

Kulağımda çatal kaşık sesleri.

Sanırım yine zehire bürünüyor düşlerim.

Dokunmayın içimdeki halk otobüslerine,

İzin verdim bugün benzinlerine…

Hiç yorum yok: