Gözlerini adada unutmuş küçük deniz kızı.
Adalar kan çanağı adımları silip atmış üzerinden.
Okyanusun organları kırmızıya boyanmış aniden.
Deniz kızı korkmuş.
Olsun.
Yine de sevmiş kırmızıyı.
Sırf iz taşıyor diye.
Düşmüş gökkuşağından mavi.
Mavisiz kalmış deniz gözlü yarınlar.
Korkmuş yarınsızlıktan küçük deniz kızı.
Yarınlarında ne de olsa düşleri.
Adını fısıldadığı deniz kabukları çatlamışlar göğüslerinden.
Yenilgilerden hoşnut olmayan iskeleler savurmuş lanet çığlıklarını.
Çığlıkları duyar duymaz kızın kırılmış elleri.
Korku dolmuş akciğerlerine.
Sığınacak kimi var ki?
Ada üzülmüş bu duruma,
Kıyameti dilemiş içten dualarla.
Cevap vermiş tanrı yakarışlarına.
En şiddetli sarsıntılarla gömülmüş kırmızı sulara.
Son nefesle bitmiş ada, gömülmüş sonsuzluğa.
Deniz kızının gücü kalmamış bu saatten sonra.
Mercanlara emanet etmiş düşlerini,
Bir de okyanus mavisi geçmişini.
Çekmiş gitmiş umarsızca, sonsuzluklara.
Şeytanın işi bu ya.
Darmadağın etmiş kırmızı okyanusu son defa.
Okyanus büyük ama güçsüz.
Dayanamamış bunca acıya.
Bırakmış kendini lanet karaltılara.
Okyanus beter olmuş sorunlarından.
Organlarının intiharlarını izlemek yıkmış onu.
Ne son nefesi.
Kurumuş gitmiş, düşünmemiş dünya denen küreyi.
Herkes bencil kalmış oyun parklarının kırık oyuncaklarında.
Kimse düşünmemiş geleceği.
Silinirken tanrının bahşettiği ılık nefesler teker teker.
Kimse düşünmemiş işte geleceği.
Nasıl yani?
Kimse mi?
Kimse!
Gelecek mi?
O da ne?...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder