
Avuçlarım erir bilirim,
Sana dokunmak martılara acı verir,
Nasıl gidebilirim ki..
Mesela bir martı nasıl gider denizinden,
Ya da bir bulut gökyüzünden.
Nasıl giderim ki nefesimden.
Korkaklığın hangi yıkılmaya mahkum kavimden hatıradır sana?
Onlar inançları, itaatsizlikleri yüzünden yıkıldılar,
Öyle rivayet.
Peki,
Biz?
İnançlarımız ne bizim?
Ah korkak kavmin sahibi, inançların ne ki senin?
Çok yıprattın daha yeşermemiş ormanlarımı,
Sayende çölleşiyor avuçlarım,
Kriz baş gösteriyor içimdeki ülkede,
Teğet geçmesi de beklenmiyor.
Yeni savaştan çıkan bir ülkede kriz,
Düşünsene, ne kadar da içler acısı bir dönemdeyiz.
Çay demler gibi demleniyor acım,
İçtikçe içiyorum.
Tezkeresini almaya an kalmış askerlerimi şehit ediyorum içimden,
Sigaraya sarıp içime çekiyorum seni,
Ne kadar hızlı içersem o kadar artıyorsun,
Dumanından efkar damlıyor gözlerime.
Ahh nasıl da yaktın beni,
Neler fısıldadın kulağıma,
Hepsi yalan mıydı?
Gözlerimden başlayıp, kulaklarıma uzanan nehirler oluyor,
Taşıyor,
Boğuluyorum.
Nasıl dokunursun mesela,
Bir meleğin gözlerine.
Kalbine nasıl akarsın çağlayan,
Nasıl kirpiklerinde yürür kuşlar?
Ahh hayranım sana, nasıl duyarsızsın bu kadar?
Mandalina kokarken ağaçlar,
Nasıl gülüp geçersin hiç umursamadan.
Anlamıyorum beni,
Sana bir nefes bahşedilmiş, bir güneş,
Envai çeşit nimet var, bir ay,
Bir sürü dost var, bir sağlam beden,
Nasıl olur da her gün anımsanır giden?
Gitmiştir işte bir kere, neden adı anılır?
Akıl erdiremiyorum bana, içimdeki mezarlığa.
O kadar çok kırgınlık birikmiş ki saçlarımda,
Mesela bir düşünceye başladım mı erişemiyorum sonuna.
Erişemediğim gibi sana.
Hangi hastanenin koridorundasındır sen,
Ve ben hangi odada?
Ne zaman geldin ziyaretime,
Ben ne zaman kaçtım oradan,
Ne zaman uzattım elimi,
Sen ne zaman arkanı döndün,
Ben ne zaman öldüm?
Hangi ara oldu bunca şey?
Gerçekten de öldüm mü?
Seni sevmek bambaşkaydı,
Sevmesem büyümezdim mesela,
Ölmezdim de.
Sen bu kadar gösterişli olmazdın mesela,
Bu kadar korkak da.
Ahh be adam ah!
Diyorum ülkem tükeniyor,
Nefesim daralıyor,
Ne olur sanki gelsen?
7 gün 24 saatinin sadece 1 saatini öldürsen?
Ölürcesine istemek, bir ömür boyu beklemek,
Beklerken çıldıracak son radde gelmek, kırılmak,
Kırılırken ölmemek, kendi parçalarını kendin toplamak,
Toplarken yardım istememek, güçlü görünmek,
Güçlü görünürken gülmek, içinden ölmek,
Her gece içinden ölüp, her sabah dirilmek aşkmış…
Birkaç boş kelimesine koca bir hayatı bağlamakmış,
Parçalansa da ellerin yine de sımsıkı tutunmakmış…
Bak bunları seninle anladım…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder