2 Temmuz 2010 Cuma

Kırk Tilkiden Mektuplar I


Kırk Tilkiden Mektuplar I



Bir insanın aklında kaç tilki dolanabilir ki en fazla? Hayır o kadar çok ki sayamıyorum. Aşık olduğumda sorun olmuyor da sadece hoşlanıyorsam çok şıpsevdi oluyorum. Herkesle flört edebilecek gibiyim. Bu sanırım bazı duyguların bastırılması durumu. Ya aşkı bastırıp taktik uygulayacaksın ya da Bakırköy'ü bir turlayacaksın. Bakırköylük olmaktansa içimde şıpsevdi olmayı yeğlerim. Lakin şıpsevdiğiliğimde dışarı taşmıyor çok şükür. Bir iki göz çarpışmasından kimse zararlı çıkmaz herhalde. Zaten yapacak bir şeyim de olmadığından can sıkıntısı giderme yolları bunlar diye de düşünüyorum. Hem aşktan fayda gören kaç kişi var ki? Peehh. Aşk isteklerini tatmin ettiği sürece güzeldir. Belli bir yerde takılır mutlaka. Peki ya sonra?

- Afedersin sevgilim. Bu aşk ter kokmaya başladı. Yeni bir aşkla değiştirmeliyiz. -
-Oo yee bebeğim, süper fikir. -

Deodorant sıkmayı akıl edemeyecek kadar aciz. Aşk onarılmaz mı hiç?

Aşık olmayı seviyorum. Aşık olmanın güzel olan kısmını seviyorum. Acı vermeye başlayınca çok çekilmez bir moruk oluyor. İyi de aşk acısız olmuyor. Ne yapacağız? Evet. Şimdi size bir çorba tarifi vereceğim o halde. Ya da vazgeçtim. Siz gidin çikolata alın. Ben biraz ağlasam iyi olur.

Aşk. Bir gözümü kapattığımda ne kadar da basitsin. Ben kalbimi uyuttum. Gözlerimin ağrısı var, kulağındaki ninniyi ödünç verir misin?

Affetmiyorum dudaklarınızda deliren denizi. Yok olmaya mahkum. Islattığınız kayalıklar. Suçlu mu? Sanmıyorum. Ama affetmiyorum hiçbirinizi.

Hiç yorum yok: